Veteriner Kliniği
Neredeyiz?
Uğur Mumcu, Rajiv Gandhi Cd. 24/A Batıkent, Yenimahalle/Ankara

Neler var?

Kedilerde Diyabet (Şeker Hastalığı) Belirtileri ve İnsülin Kullanımı

Kedilerde Diyabet (Şeker Hastalığı) Belirtileri ve İnsülin Kullanımı

Kedilerde diyabet, vücudun insülini yeterli miktarda üretememesi veya üretilen insülini gerektiği gibi kullanamamasıyla gelişen hormonal bir hastalıktır. Kandaki glikoz hücrelere taşınamadığı için kan şekeri yükselir. Hücreler ise kanda glikoz bulunmasına rağmen ihtiyaç duyduğu enerjiyi kullanamaz.

Hastalığın ilk belirtileri çoğu zaman günlük yaşamda fark edilen küçük değişikliklerdir. Su kabının daha hızlı boşalması, kum kabındaki idrar miktarının artması veya kedinin iyi yemesine rağmen kilo vermesi bunların başında gelir.

Diyabet tedavi edilmediğinde sinir hasarı, kas güçsüzlüğü, sıvı kaybı ve diyabetik ketoasidoz gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Buna karşılık doğru tedavi, beslenme ve düzenli takip altında birçok kedi yaşamını rahat biçimde sürdürebilir. Bazı kedilerde kan şekeri kontrol altına alındıktan sonra insülin ihtiyacının ortadan kalktığı diyabetik remisyon dönemi de görülebilir.

Kedilerde diyabet neden olur?

İnsülin, pankreasta üretilen ve kandaki glikozun hücrelere geçmesini sağlayan bir hormondur. İnsülin yeterli olmadığında ya da vücut insüline gerektiği gibi cevap vermediğinde glikoz kanda birikmeye başlar.

Kedilerde hastalık çoğunlukla insanlardaki tip 2 diyabete benzer biçimde gelişir. Yani hem insülin direnci hem de pankreasın zamanla yeterli insülin üretememesi söz konusudur. Uzun süre yüksek kalan kan şekeri pankreastaki insülin üreten hücrelere de zarar verebilir.

Obezite önemli bir risk faktörüdür. Fiziksel hareketsizlik, ilerleyen yaş, erkek cinsiyet ve bazı kortizon içerikli ilaçların kullanımı da riski artırabilir. Diş eti hastalıkları, kronik pankreas sorunları, idrar yolu enfeksiyonları, tiroit hastalıkları ve akromegali gibi durumlar insülin direncini ağırlaştırarak tedaviyi zorlaştırabilir.

Kedilerde diyabet belirtileri nelerdir?

En sık görülen belirtiler çok su içme, sık ve fazla miktarda idrara çıkma, iştahın iyi olmasına rağmen kilo verme ve mama isteğinde artıştır.

Kum kabında normalden daha büyük ve daha fazla idrar topağı oluşabilir. Bazı sahipler kedinin su içtiğini doğrudan fark etmese bile su kabını daha sık doldurmaya başladığını gözlemleyebilir.

Kedilerde diyabet belirtileri arasında şunlar yer alabilir:

  • Su tüketiminde belirgin artış
  • Sık ve fazla miktarda idrar yapma
  • İştah artmasına rağmen kilo kaybı
  • Tüylerin matlaşması ve bakımın azalması
  • Halsizlik ve oyun isteğinde düşüş
  • Kas kaybı
  • Arka bacaklarda güçsüzlük
  • Topuklara basarak yürüme
  • İleri vakalarda iştahsızlık, kusma ve sıvı kaybı

Arka ayakların topuk bölgesine basarak yürüme şekli, diyabete bağlı sinir hasarında görülebilen önemli bir bulgudur. Kedi eskisi gibi yüksek yerlere çıkamayabilir, zıplamaktan kaçınabilir veya yürürken arka kısmını daha aşağıda taşıyabilir.

Humanimal Veteriner Kliniği – 24 Saat Açık Acil Veteriner, Batıkent Ankara

Ankara’da günün hangi saati olursa olsun, acil veteriner desteğine hızlı şekilde ulaşmanız önemlidir. Humanimal Veteriner Kliniği olarak kedi, köpek, kuş ve egzotik dostlarınız için 7 gün 24 saat hizmet sunuyoruz. Acil bir durumda vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçebilir, kliniğimize ulaşarak uzman veteriner desteği alabilirsiniz.

İştahı iyi olan bir kedi neden kilo verir?

Glikoz kanda bulunmasına rağmen insülin yetersizliği nedeniyle hücrelerin içine yeterince giremez. Vücut enerji ihtiyacını karşılamak için yağ ve kas dokusunu parçalamaya başlar. Bu nedenle kedi daha fazla mama yese bile kilo vermeye devam edebilir.

İştah artışı ile birlikte kilo kaybı, diyabet açısından dikkat çekici bir tablodur. Ancak hipertiroidi ve bazı sindirim sistemi hastalıkları da benzer belirtilere yol açabilir. Tanı yalnızca belirtilere bakılarak konulmamalıdır.

Kedilerde diyabet tanısı nasıl konur?

Tanı için kan ve idrar incelemeleri yapılır. Kan şekerinin yüksek, idrarda glikozun bulunması diyabet şüphesini güçlendirir. Ancak kediler klinik ortamında yoğun stres yaşayabildiği için tek bir yüksek kan şekeri ölçümü her zaman diyabet anlamına gelmez.

Strese bağlı geçici kan şekeri yükselmesi kedilerde sık görülebilir. Bu nedenle klinik belirtiler, tekrarlanan kan şekeri ölçümleri, idrar bulguları ve fruktozamin gibi son haftalardaki ortalama kan şekeri düzeyi hakkında bilgi veren testler birlikte değerlendirilir. Güncel kılavuzlar tanı için sürekli yüksek kan şekeri bulunduğunun gösterilmesini önerir.

Kan ve idrar testlerinin yanında böbrek hastalığı, pankreatit, idrar yolu enfeksiyonu, hipertiroidi ve insülin direncine yol açabilecek başka hastalıklar da araştırılabilir. Çünkü eşlik eden bir problem kontrol altına alınmadan diyabetin düzenlenmesi güçleşebilir.

Kedilerde diyabet tedavisi nasıl yapılır?

Tedavi her kedi için aynı değildir. Kedinin genel durumu, kilosu, kan ve idrar sonuçları, başka hastalıklarının bulunup bulunmadığı ve evde uygulanabilecek takip düzeni birlikte değerlendirilir.

İnsülin tedavisi, diyabetli kedilerde uzun yıllardır kullanılan temel tedavi yöntemidir. Günümüzde uygun olduğu dikkatle belirlenen bazı yeni tanılı kedilerde ağızdan kullanılan SGLT2 inhibitörü grubu ilaçlar da seçenek olabilir. Ancak her kedi bu ilaçlar için uygun değildir ve hasta seçimi yakın veteriner kontrolü gerektirir.

Tedavi yalnızca kan şekeri değerini düşürmeye odaklanmaz. Çok su içme ve sık idrara çıkmanın azalması, kilo kaybının durması, kas yapısının korunması ve kedinin günlük yaşamının rahatlaması da tedavi başarısının önemli parçalarıdır.

Kedilerde insülin nasıl kullanılır?

İnsülin genellikle deri altına, veteriner hekimin belirlediği saat ve dozda uygulanır. Birçok kedide uygulama günde iki kez planlanabilir. Ancak kullanılacak insülin türü, uygulama sıklığı ve doz her hasta için ayrı belirlenmelidir.

İğneler oldukça ince olduğu için kedilerin büyük bölümü uygulamayı beklenenden daha rahat kabul eder. İlk uygulamalar klinikte gösterildiğinde sahiplerin kaygısı da belirgin şekilde azalır.

İnsülin kullanımında şu kurallara dikkat edilmelidir:

  • Doz, veteriner önerisi olmadan artırılmamalı veya azaltılmamalıdır.
  • Her gün mümkün olduğunca düzenli bir saat planı uygulanmalıdır.
  • Kullanılan insüline uygun şırınga veya kalem tercih edilmelidir.
  • Enjeksiyonun yapılıp yapılmadığından emin olunamıyorsa ikinci kez doz verilmemelidir.
  • Kaçırılan dozun yerine çift doz uygulanmamalıdır.
  • İnsülinin saklama ve hazırlama biçimi, kullanılan ürüne göre değişebileceği için ürün talimatlarına uyulmalıdır.

Özellikle U-40 ve U-100 olarak belirtilen insülin yoğunlukları için farklı şırıngalar kullanılır. İnsülin ile şırınganın uyumsuz olması ciddi doz hatasına yol açabilir. Güncel AAHA kılavuzu da şırınga yoğunluğunun insülin yoğunluğuyla mutlaka eşleşmesi gerektiğini belirtir.

İnsülin dozu neden evde değiştirilmemelidir?

Kedinin hâlâ fazla su içmesi, insülin dozunun hemen artırılması gerektiği anlamına gelmeyebilir. Uygulama hatası, insülinin uygun saklanmaması, eşlik eden enfeksiyonlar, stres, beslenme değişikliği veya başka bir hormonal hastalık da kan şekeri kontrolünü bozabilir.

Ayrıca fazla insülin verilmesi kan şekerinin tehlikeli biçimde düşmesine neden olabilir. Bu nedenle doz değişiklikleri evdeki belirtiler, kilo takibi ve kan şekeri verileri birlikte değerlendirilerek veteriner hekim tarafından yapılmalıdır. Tedavinin ilk döneminde kontrollerin daha sık yapılması gerekebilir.

Kedim mama yemedi, insülin yapmalı mıyım?

Bu durumda gelişigüzel karar verilmemelidir. Mama yemeyen, kusan veya genel durumu kötü olan bir kedinin insülin ihtiyacı ve komplikasyon riski değişebilir.

Veteriner hekiminiz daha önce bu durum için özel bir plan vermediyse kliniği arayarak yönlendirme alınmalıdır. Tam dozu uygulamak da insülini tamamen kesmek de her kedi için güvenli olmayabilir.

Özellikle iştahsızlığa kusma, belirgin halsizlik, hızlı solunum veya sıvı kaybı eşlik ediyorsa diyabetik ketoasidoz ihtimali nedeniyle aynı gün değerlendirme gerekir.

İnsülin yapılan kedilerde kan şekeri düşmesi nasıl anlaşılır?

Kan şekerinin gereğinden fazla düşmesine hipoglisemi denir. Fazla insülin yapılması, kedinin yeterince yememesi, beklenenden fazla hareket etmesi veya remisyona girmeye başlaması hipoglisemiye yol açabilir.

Hipoglisemi belirtileri arasında şunlar görülebilir:

  • Ani halsizlik
  • Sersemlik ve uyku hali
  • Dengesiz yürüme
  • Titreme
  • Kusma
  • Çevreye tepkinin azalması
  • Nöbet
  • Bilinç kaybı

Kedi bilinci açık ve yutabiliyorsa önce normal maması sunulabilir. Yemiyorsa az miktarda bal veya glikoz jeli diş etine sürülebilir ve acil veteriner desteğine başvurulmalıdır. Nöbet geçiren veya bilinci kapalı kedinin ağzına parmak, mama ya da sıvı sokulmamalıdır; aspirasyon ve yaralanma riski vardır.

Hipoglisemi geçiren kedi sonrasında iyi görünse bile bir sonraki insülin uygulaması veteriner hekimle görüşülmeden yapılmamalıdır.

Diyabetik ketoasidoz nedir?

Diyabetik ketoasidoz, vücudun glikozdan yeterince yararlanamaması nedeniyle enerji için yoğun şekilde yağ parçalamaya başlamasıyla gelişen ciddi bir komplikasyondur. Bu süreçte oluşan ketonlar kanın kimyasal dengesini bozar.

İştahsızlık, tekrarlayan kusma, belirgin halsizlik, sıvı kaybı, hızlı veya derin solunum ve ani kötüleşme görülebilir. Diyabet tanısı bulunan bir kedinin mama yemeyi bırakması özellikle önemlidir.

Diyabetik ketoasidoz evde tedavi edilemez. Sıvı tedavisi, elektrolit takibi ve kontrollü insülin uygulaması için hastaneye yatırılması gerekebilir.

Diyabetli kediler nasıl beslenmelidir?

Beslenme planı kedinin kilosuna, kas yapısına, başka hastalıklarına ve kullandığı tedaviye göre düzenlenir. Diyabetli kedilerde çoğunlukla protein içeriği yeterli, karbonhidrat oranı daha düşük mamalar tercih edilir.

Fazla kilolu kedilerde kontrollü kilo kaybı insülin direncini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak hızlı ve plansız kilo kaybı kedilerde başka sağlık sorunlarına yol açabileceği için diyet miktarı veteriner hekim tarafından belirlenmelidir.

Mama türünün veya öğün düzeninin aniden değiştirilmesi insülin ihtiyacını etkileyebilir. Bu nedenle diyabetli kedinin maması değiştirilmeden önce tedaviyi takip eden hekimle görüşülmesi daha güvenlidir.

Evde diyabet takibi nasıl yapılır?

Ev takibinde yalnızca kan şekeri rakamlarına odaklanmak yeterli değildir. Kedinin günlük davranışları da tedavi hakkında önemli bilgi verir.

Su tüketimi, idrar miktarı, iştah, vücut ağırlığı ve hareket düzeyi düzenli takip edilmelidir. İnsülin uygulama saatlerinin ve dozların kaydedildiği küçük bir günlük, kontrol muayenelerinde oldukça işe yarar.

Veteriner hekimin önerisine göre evde kan şekeri ölçümü veya sürekli glikoz takip sensörleri kullanılabilir. Klinik ortamındaki stres kan şekerini yükseltebildiği için evde elde edilen veriler bazı kedilerde daha anlamlı olabilir. Güncel kılavuzlar tedavi değerlendirmesinde yalnızca cihazdaki sayılara değil, kedinin klinik durumuna ve belirtilerindeki değişime de bakılmasını önerir.

Kedilerde diyabet tamamen geçer mi?

Bazı kedilerde diyabetik remisyon gelişebilir. Remisyon, kedinin insülin ya da diğer diyabet ilaçları olmadan kan şekerini normal sınırlar içinde sürdürebilmesidir.

Erken tanı, uygun tedavi, doğru beslenme ve yakın takip remisyon ihtimalini destekleyebilir. Ancak her kedi remisyona girmez. Remisyona giren kedilerde de hastalık ilerleyen dönemde yeniden ortaya çıkabilir.

Bu nedenle insülin ihtiyacı ortadan kalksa bile kilo, su tüketimi ve kan şekeri kontrolleri sürdürülmelidir. İnsülin hiçbir zaman yalnızca evdeki gözleme dayanılarak aniden kesilmemelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kedilerde diyabetin ilk belirtisi nedir?

En sık fark edilen ilk belirtiler su tüketiminde artış, kum kabında daha fazla idrar ve iyi iştaha rağmen kilo kaybıdır.

Diyabetli kedi ömür boyu insülin kullanır mı?

Her kedi için aynı değildir. Bazı kedilerin uzun süre insülin kullanması gerekirken bazıları uygun tedaviyle remisyona girebilir.

İnsülin uygulaması kediye acı verir mi?

Kullanılan iğneler oldukça incedir. Doğru teknikle yapılan deri altı enjeksiyonları kedilerin çoğu tarafından iyi tolere edilir.

İnsülini yapıp yapmadığımdan emin değilsem tekrar yapmalı mıyım?

Hayır. İkinci bir doz kan şekerinin tehlikeli biçimde düşmesine neden olabilir. Durumu not ederek veteriner hekime danışmanız gerekir.

Diyabetli kedide titreme neden olur?

Titreme, insüline bağlı hipoglisemi belirtisi olabilir. Halsizlik, dengesizlik veya bilinç değişikliği de varsa acil veteriner desteği gerekir.

Diyabetli kedi normal hayatına devam edebilir mi?

Evet. Düzenli tedavi, doğru beslenme ve yakın takip altında birçok diyabetli kedi iyi bir yaşam kalitesini uzun süre koruyabilir.

Humanimal Veteriner Kliniği – Randevu ve İletişim

Adres: Uğur Mumcu, Rajiv Gandhi Cd. 24/A, Batıkent, Yenimahalle / Ankara
Telefon: (0312) 250 50 10
E-posta: info@humanimal.com.tr
Çalışma Saatleri: 7 Gün 24 Saat Açık Veteriner & Pet Oteli

Su kabının hızlı boşalması veya kumdaki idrar miktarının artması yalnızca sıcak havayla açıklanmamalıdır. Özellikle kilo kaybı da varsa kan ve idrar kontrollerinin geciktirilmemesi gerekir.

Picture of Humanimal Veteriner Kliniği
Humanimal Veteriner Kliniği

Humanimal Veteriner Kliniği olarak kapsamlı araştırmalar sonucunda yerli ve yabancı kaynaklardan edindiğimiz güncel bilgileri toplayıp kediler, köpekler, kuşlar, egzotik hayvanlar, tüm evcil hayvanlar, sürüngenler ve daha niceleri için ilgili sorularınıza yanıt buluyor ve ilginç bilgiler paylaşıyoruz.

Tüm Yazılar
İçeriği paylaşın:
En Çok Okunanlar

Müşteri Yorumları ve Geri Bildirimler